Valentine’s Day Tarihçesi

Valentine`s Day Tarihçesi, 14 Şubat: Roma`dan Günümüze Uzanan Bir Gelenek

Merhabalar değerli okurlarımız. Konumuz Valentine`s Day tarihçesi. Bugünlerde hemen hemen her çiftin 14 Şubat’a karşı özel bir ilgisi olduğunu, birbirlerine karşı sevgi dolu diyaloglarını gözlemleyebiliyorsak bunun arkasında tarihle iç içe bir serüvenin olduğunu da yadsımamak gerekiyor.

Belki de birçoğumuz için bu günün kıymeti, özel bir akşam yemeğiyle veya çiftlerin arasındaki hediyeleşmeden ibaret fakat aslında 14 Şubat’ın tarihçesi Antik Roma’dan, Orta Çağ’a ve oradan da modern kapitalist dünyanın dur durak bilmeyen endüstrisine kadar uzanmakta. Bu yazımızda da sizlerle birlikte her yönüyle Valentine’s Day tarihçesi olgusuna eğileceğiz.

Valentine`s Day tarihçesi: Antik Roma`nın Mirası

Bir zaman makinesine binip Antik Roma’ya ışınlandığımızı hayal edelim. Roma’dayız ve Şubat ayının 13-15 tarihlerinde tahayyül ettiğimizden çok farklı bir manzara ile karşı karşıyayız. Bu dönemde kutlanan Valentine’s Day kökeni Roma topraklarına kadar dayanan Lupercalia festivalinde bulacaktık kendimizi.

Aslında Lupercalia adı verilen bu festival; Luperci adı verilen rahiplere, Antik Roma’nın bereket tanrısı Faunus ve Roma’nın efsanevi kurucuları Romulus ve Remus’a işaret etmekteydi çünkü Lupercalia’nın izleri, Remus ve Romulus’un bir dişi kurt tarafından emzirildiğine dair bir görüşle inanılan Palatine Tepesi’ndeki Lupercal Mağarası’na dayanmaktaydı. Bahsettiğim bu festival, kışın sonunu ve kısaca baharın gelişini simgeleyen bir nevi geçiş ritüeli işlevi görmekteydi.

Ayrıca şimdiki modern bakış açımızla içinde bulunduğumuz 14 Şubat ile karşılaştıracak olursak o dönemdeki gelenek ve görenekler bizi oldukça şaşırtacaktır. Örneğin, Remus ve Romulus şerefine rahipler tarafından kurban edilen köpekler vardı, daha sonra rahipler bu köpeklerin derilerinden şeritçe kestikleri parçalarla sokaklarda koşar ve karşılaştıkları kadınlara bunlarla hafifçe vururlardı. Elbette bu inanışa göre olan sihirli dokunuş, kadınlara o yıl içerisinde doğurganlık müjdeliyordu.

Valentine’s Day Tarihçesi

Buna karşın, bu dönemde cereyan eden Sevgililer Günü Roma festivalleri bahsettiğimiz orijinal adıyla Lupercalia festivalleri sadece fiziksel şekilde, pratikte uygulanan bir bereketle sınırlı kalmıyor, aynı zamanda enteresan bir çöpçatanlık sistemini de içeriyordu. Özellikle genç kadınlar isimlerini bir kaba atıyor ve bekar erkekler bu isimleri rastgele çekerek festival süresince beraber olacakları kişiyi belirlemiş oluyorlar, bu sayede aslında evliliklerine gidecek olan yolu da çizmiş oluyorlardı.

Beşinci yüzyıla geldiğimiz vakit, Hristiyanlık iyice Roma’da nüfuzunu arttırmış ve Papa Gelasius da bu Pagan geleneklerini, doktrinlerini dönüştürmek istedi. İşte tam da bu zamanlarda Lupercalia ve Sevgililer Günü ilişkisi farklı bir konjonktürde ele alındı. Papa, Lupercalia’yı yasaklayarak 14 Şubat’ı resmi olarak Aziz Valentine’i onurlandırma günü ilan etti. Sonuç olarak bu değişimle belki de tarihteki en büyük dönüşümlerden biri olarak Valentine’s Day tarihçesi kayıtlarına geçmiş oldu.

Aziz Valentine Kimdir? 

Peki, öncelikle bu güne adını vermiş Aziz Valentine kimdir? diye sormalı. Tarihi belgeler bize Aziz Valentine için genelde en az üç farklı karakterden bahseder. Ona en popüler anlatı, İmparator II. Claudius döneminde yaşamış Romalı bir rahibeye gözlerini çevirir.

II. Claudius ile ilgili olarak buradaki kritik nokta; imparatorun, bekar erkeklerin evli erkeklere kıyasla çok daha iyi, disiplinli ve iştahlı askerler olduğuna inanmasıydı. Bu sebeple de toplumdaki gençlerin evlenmesini yasaklamıştı. Aziz Valentine ise bu fermanı karşısındaydı ve gizlice genç aşıkları evlendirmeye yönelik bir politika takip etti, elbette ki yakalanana kadar.

İlginizi Çekebilir: Saint Valentine Kimdir? 14 Şubat Aşk Günü Nasıl Onunla Anıldı?

Tarihsel anlatılarda şöyle bir durum geçer: Aziz Valentine hapsedildiği süre zarfında gardiyanın kör bir kızını iyileştirir ve idamından hemen önce ona “Senin Valentine’inden” imzalı bir not bıraktığı söylenmektedir. Tabi ki, Aziz Valentine’in bu duruşu günümüze kadar aktarılan 14 Şubat’ın kökeni hakkında bize bu konunun romantik yanını da aktarır. Dolayısıyla, Valentine’s Day tarihçesi incelemesi durumunda Aziz Valentine’in sergilediği bu bir nevi itaatsizlik her zaman önemli bir dönüm noktası olacaktır.

Valentine’s Day Tarihçesi

14 Şubat`ın Orta Çağda`daki Etkisi

Aziz Valentine’in ölümünden çokça bir süre zarfında yaklaşık bin yıl boyunca 14 Şubat, kutlanıcak bir günden daha ziyade bir anma gününe evrildi. Lakin 14. yüzyılda İngiliz edebiyat dünyasının önemli şahsiyetlerinden Geoffrey Chaucer, “Kuşlar Meclisi (Parlement of Foules)” adlı şiirinde 14 Şubat’ı aslında köklerine de bir gönderme yaparak kuşların eşlerini seçtiği bir bahar başlangıcı, romantik bir gün olarak tasvir etti. 

Geoffrey Chaucer, bu sanatkârane dokunuşuyla Valentine’s Day orta çağ’da aşk olgusunun zihnimizde işgal etmesine ve kurumsallaşmasına öncülük etmiş oldu. Sarayda veya saray çevresinde yaşayan asiller, sevdikleri görüp beğendikleri hanımefendilere şiirler yazmaya, kağıttan kalpler veya mektuplar göndermeye başladı.

Bu dönemde Valentine`s Day tarihçesi için önemli bir kişi olan Geoffrey Chaucer’ın 1415 yılında Agincourt Muharebesi’nde esir düşen Orleans Dükü Charles’ın, Londra Kulesi’nde eşine yazmış olduğu ve tarihteki ilk gerçek “Valentine” kartı olarak kabul edilen bu şiirsel mektuptur. Dahası bu temadan Shakespeare gibi yazarlar da faydalandılar ve 14 Şubat toplumda kalıcı bir yer edinmeye başladı.

Valentine`s Day tarihçesi: Küresel Endüstride Sevgililer Günü

Yüzyıllar geçtikçe, zaman git gide değiştikçe mektupların yerini daha farklı ögeler, kutlama biçimleri aldı. 19. yüzyılda Sanayi İnkılabı’nın sarsıcı etkileriyle birlikte kutlama kartları da seri üretime geçmiş oldu. Özellikle Esther Howland vb. gibi girişim yapan kişilerin etkin nüfuzuyla bu kartlar çeşitlendi ve Valentine’s Day modern kutlama süreci için kritik bir sıçrama alanı oldu.

Durum gelişimini sürdürdükçe sadece kartlarla kalmadı, 20. yüzyıl başlarından itibaren çikolata firmaları ve kuyumcular da bu sürece katıldı. Valentine’s Day tarihçesi artık sadece Aziz Valentine anma günüyle sınırlı kalmayıp küresel bir ticaret ağına ve hacmine ulaştı. O zaman Sevgililer günü nasıl evrenselleşti? Elbette modern kapitalist düzenin en önemli iki motoruyla: Medya ve popüler kültür.

Aklımıza gelebilecek hemen hemen her şeyde kendisini göstermeyi başardı; filmler, gazeteler, diziler, reklamlar vb. sayesinde dil, kültür ve sanat üçgeninin içine bilinçlice entegre edildi. Ülkemizde de bu durum çok da farklı değildi. Özellikle 1960’lardan ülkemizin sosyo-kültürel penceresinde adını duyurmaya başlamış ve 1980’li yıllarda ise dönemin yazarları, gazeteleri ve medyanın pazarlama stratejileri ile büyük bir patlama yaşamıştır.

İlginizi Çekebilir:  14 Şubat Hediyesi Ne Alınır? Anlamlı ve Klişe Olmayan Sevgililer Günü Fikirleri

Valentine’s Day tarihçesi kapsamında baktığımızda, Türkiye de Batı’dan aldığı bu geleneği kendi iç dinamikleriyle harmanlayarak yaşatmaya çalışıyor. Toparlamak gerekirse; aslında 14 Şubat’ın hikayesine bakmak, başka bir deyişle insanlığın geçmişten beri birbirleriyle olan muhabbetlerine dokunmak ve toplumun kültürel izlerini sevgide de aramaktır.

Valentine’s Day Tarihçesi

Valentine’s Day tarihçesi üzerine düşündüğümüzde insanın her zaman bir bağ kurma arzusunu görüyoruz, bunu da 14 Şubat’ın zihnimizde yer verdiğimiz gibi sadece bir takvimden koparılan yaprak parçası olmadığını tarihle insanlığın kolektif bir hafızası ve engininin olduğunu da vurgulamak gerekmektedir. Dolayısıyla Valentine’s Day tarihçesi bize gösteriyor ki gerek kutlama biçimleri, hediyeleşmeler gerek de diller ve kültür değişse bile insan ırkının kalp ritmi aynı çizgide atıyor.

Birçoğumuz belki de artık 14 Şubat vb. özel günlerin popüler kültürde zihnimizi ve yaşamımızı işgal etmesinden bıktık ama bunun arkasındaki kültürel bir mirasa da sahip çıkmanın ayrıca önemli olduğunu düşünüyorum çünkü insanlık neslini sürdürmeye devam ettikçe Valentine’s Day tarihçesi hiçbir zaman sonlanmayacaktır.

Valentine’s Day tarihçesi Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Valentine’s Day ’in kökeni Antik Roma’ya mı dayanıyor?

Evet, Valentine’s Day kökeni temel olarak Antik Roma’daki 13-15 Şubat tarihlerinde kutlanan, bereket ve arınma odaklı Lupercalia festivaline dayanmaktadır.

Lupercalia festivali Sevgililer Günü ile nasıl ilişkilendiriliyor?

Lupercalia festivalinin baharın müjdecisi ve eşleşme ritüelleri içermesi, bu geleneğin zamanla Sevgililer Günü tarihçesi ile harmanlanmasına neden olmuştur.

Valentine’s Day Orta Çağ’da nasıl bir anlam kazandı?

Orta Çağ’da özellikle kuşların çiftleşme zamanı olduğu inancıyla birleşen bu gün, şövalyelerin sevdikleri kadınlara yazdığı lirik şiirlerle romantik bir boyut kazanmıştır.

Valentine’s Day modern dünyada ne zaman yaygınlaştı?

Sanayi devrimi sonrasında seri üretim kartların basılması ve 20. yüzyıldaki yoğun reklam kampanyalarıyla tüm dünyaya yayılmıştır.

Valentine’s Day nasıl ortaya çıkmıştır?

İmparatorun yasaklarına rağmen askerleri evlendiren Aziz Valentine’in efsanevi direnişi ve aşkı kutsamasıyla ortaya çıkmıştır.

14 Şubat Sevgililer Günü İslamiyette var mıdır?

İslam dininde böyle bir dini bayram veya özel gün bulunmamaktadır; bu gün tamamen tarihsel ve kültürel bir gelenektir.

14 Şubat’ta tarihte neler oldu?

Aziz Valentine’in MS 270 civarında ölümü başta olmak üzere, tarih boyunca pek çok romantik ve diplomatik dönüm noktası bugüne rastlamaktadır.

14 Şubat’ı kim icat etti?

Belirli bir mucidi olmamakla birlikte, Aziz Valentine’in hikayesi üzerine inşa edilen bu gelenek, Esther Howland ve Hallmark gibi ticari figürlerle bugünkü halini almıştır.

Bizi sosyal medyadan takip etmeyi unutmayın!

Tiktok: Bilgatotiktokta

Instagram: Bilgatocom

Facebook: Bilgato

Twitter (X): BilgatoX

Daha Fazlasına Bak

Post navigation

Yorum Yap :)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir