sosyal medya bağımlılığı

Sosyal Medya Bağımlılığı: Ekranı Kaydırmayı Neden Bırakamıyoruz

Sosyal medya bağımlılığı çocuk, genç veya yaşlı ayrımı yapmadan, zaman ve mekân fark etmeden herkesi ele geçirmiş ve hayatımızın bir parçası olmuş durumdadır.

Sizin de sabah uyandığınızda ilk aklınıza baş ucunuzdaki telefonu alıp, sosyal medya hesaplarınıza girip, keşfetteki ekranları kaydırmak geliyorsa gelin bunu neden yaptığımızı birlikte öğrenelim. 

Sosyal Medyanın Hayatımıza Girişi

Sosyal medyanın hayatımıza girişi özellikle 2004 yılında kurulan “Facebook” platformu ile gerçekleşmiş olup, o zamanlarda tüm Dünya’da yankı uyandırmış ve güncelde 2 milyarı aşan kullanıcıya ulaşmıştır. 

Şimdilerde Z ve Alfa kuşağı tarafından “Yaşlı Platformu” olarak adlandırılan “Facebook” geçmişte kullanıcılar tarafından fotoğraf paylaşmak, oyun oynamak, durum bildirimi yapmak, sosyalleşmek/yeni arkadaşlar edinmek amacıyla yoğun biçimde tercih ediliyordu. Platformun sürekli bildirim göndermesi, “beğeni” kültürünü oluşturması ve arkadaş onayıyla sosyal kabul ihtiyacını desteklemesi; evinde interneti veya bilgisayarı olmayan kişilerin dahi internet kafede saatlerce Facebook uygulamasını kullanmasına yol açmış bunun sonucunda sosyal medya bağımlılığı zemininin oluşmasında ilk aşamayı hayatımıza katmıştır.

İlginizi Çekebilir: Tiktok Estetik Algısını Nasıl Değiştiriyor? Yeni Trendin Anatomisi

İlerleyen yıllarda Instagram’ın hayatımıza girmesi, pandemi döneminde TikTok’un hızla popülerleşmesiyle birlikte sosyal medya platformlarının kullanımı daha da arttı. Kullanıcılar bir şeyleri kaçırma korkusuyla birlikte sosyalleşmek ve eğlence amacıyla birden çok sosyal medya hesabını kullanmaya başladı. 

Tüm bu sosyal medya platformlarının yukarıdan aşağıya doğru yeni içerikleri kullanıcıların önüne çıkarmasıyla geçmişte bu kadar belli olmayan ekran kaydırma alışkanlığı zamanla hayatımıza dahil oldu. Günümüzde ise bağımlılık olarak tanımlayabileceğimiz bir raddeye ulaştı. Peki, sosyal medya başlangıçta yalnızca bir iletişim ve eğlence aracıyken, nasıl oldu da bağımlılık olarak tanımlanan bir noktaya geldi ve telefona bakmayı neden bırakamıyoruz? Bu soruların yanıtlarını bulabilmek için ilk olarak nasıl oluşmaya başladığını anlamamız gerekir.

sosyal medya bağımlılığı

Sosyal Medya Bağımlılığı Nasıl Oluştu

Sosyal medya platformlarının, zamanla gelişip yalnızca fotoğraf değil video atılmasını da özellikleri arasına katması kullanıcıların farklı gönderi şekilleriyle uygulamayı kullanmalarına olanak tanımış ve bu çeşitlilik, platformlarda geçirilen sürenin artmasında önemli bir rol oynamıştır. Bunun yanında hikâye özelliği sayesinde 24 saat boyunca erişimde kalan paylaşımların “nasıl algılanırım”, “acaba güzel mi?” veya “şurasını düzeltse miydim?” soruları yerine zaten silinecek algısı yaratmasıyla çok fazla düşünülmeden kullanıcılar tarafından daha sık ve anlık paylaşım yapılmasını sağlamıştır. 

Yakın süreçte hayatımıza giren “Yakın Arkadaşlar” özelliği, bireylerin daha önce sınırlı da olsa akıllarına takılan unsurları ortadan kaldırıp, kendilerini daha rahat hissetmeleriyle kullanıcıların daha fazla paylaşım yapmalarına neden olmuştur. 

Platformların özelliklerinden bir diğeri Reels formatı ise kişilerin farklı tarz ve içeriklerle çektikleri videoları yüklemelerini sağlamıştır. Kullanıcıların çeşitli alanlarda yükledikleri bu içerikler sosyal medya algoritmaları sayesinde ilgilenen kişilerin profilindeki keşfet bölümünde karşılarına çıkarken bir sonraki videonun ne ile ilgili olacağını merak eden kullanıcılar ekran kaydırma hareketlerini arttırmıştır

İlginizi Çekebilir: Dopamin Detoksu Gerçekten İşe Yarıyor mu? Uzmanlar Ne Diyor?

Bu merak uyandırıcı videoların kısa süreli olması da kullanıcıların zaman algısını yavaş yavaş köreltip saatlerini sosyal medya da harcamalarına neden olmuştur. Özellikle akşam saatlerinde daha fazla vakit geçirdiğimiz platformlar bireylerin çoğunda uyku sorunu yaşamaları ve bir anda saatin geç vakitlere geldiğini fark etmeleri birçok kişinin yaşadığı ortak bir sorun haline gelmiştir. 

Ayrıca kullanıcıların paylaştıkları içeriklerin kimin gördüğü, kimin beğendiği, kaç kişinin izlediği, kaç beğeni aldığı unsurlarını takip etmeleri yaygın olarak sergilenen bir davranıştır. İçeriklerin beğenilmesiyle birlikte beyinde dopamin salgılanması, bireylerin sosyal medya kullanımını mutluluk ve tatmin duygusuyla ilişkilendirmektedir. Bu durum da dopamin ve sosyal medya unsurlarının ayrılmaz bir bütün olmasına neden olmaktadır.

Vücutta dopamin hormonu salgıladıkça da beyin bu davranışı “ödül” olarak algılamaya başlar. Bunun sonucunda sosyal medyada her etkileşim, her ekran kaydırma hareketi zamanla bilinçli bir tercih olmaktan çıkarak refleks haline gelir ve birey, farkında olmadan aynı davranışları tekrar etmeye yönelir. Böylece alışkanlıklar beyinde nasıl oluşur sorusunun cevabı da tam olarak bu noktada verilmiş olur. 

Sosyal medya bağımlılığını oluşturan bir başka sebep ise; bireylerin iş, aile, kişisel veya ülkesel yaşamda yaşadıkları stres, kaygı veya sıkıntıyı zihinlerinden uzaklaştırmak/kaçmak amacıyla sosyal medyada vakit geçirmeleridir. Bu kaçış zamanla bir alışkanlığa dönmekte olup, uzun saatler geçirilmesine neden olmaktadır. 

Son olarak değinmek istediğim hususlardan biri de ekonomik boyutudur. Ekonomik olarak çoğu bireyin yaşamda zorluk çekmesi ve bir hobiye sahip olmak istese dahi maddi açılardan dolayı devam edememeleridir. Ancak günümüz şartlarında telefon ve internet kişisel tercihlerden ziyade bulunduğumuz çağın bir gerekliliği olması, hatta devletin bu alanlarda destek kampanyaları yapması bulunduğumuz çağda telefonu ve interneti olan herkes için en ulaşılabilir hobi olarak sosyal medya içerik üreticiliğinin meydana gelmesi de kullanıcılar tarafından sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılmasına neden olmuştur. 

sosyal medya bağımlılığı

Yukarıda açıklamış olduğumuz tüm bu unsurları ele aldığımızda Sosyal medya neden bağımlılık yapar sorusunun cevabını da kısaca şu şekilde özetleyebiliriz. 

  • Fazla düşünmeyi ortadan kaldırması,
  • Günceli kaçırma korkusu yaratması,
  • Zaman algısını köreltmesi,
  • Merak duygusunu diri tutması,
  • Arkadaş / sosyal çevre onayı almayı sağlaması, 
  • Dopamin hormonu salgılaması,
  • Kaçış alanı yaratması,
  • Ulaşılabilir hobi olmasıdır. 

Bu faktörlerin etkisiyle gelişen sosyal medya bağımlılığı, günlük yaşamda fark edilebilen bazı temel göstergelerle kendini belli etmektedir.

Sosyal Medya Bağımlılığına İşaret Eden Temel Göstergeler

Sosyal medya bağımlılığı belirtileri bireyler tarafından çoğu zaman fark edilse de bu bağımlılığı düzeltmek amacıyla bir adım çoğunluk tarafından atılmamaktadır.  Bu belirtileri birkaç kategoriye ayırmak gerekirse, davranışsal, duygusal, zihinsel, fiziksel ve sosyal belirtiler olarak sıralayabiliriz. 

Davranışsal belirtiler genel olarak kullanıcıların sosyal medyada geçirdikleri süreyi kontrol edememeleriyle meydana gelmektedir. Hatta sosyal medya platformlarının CEO’ları kullanıcıların uygulamada geçirdikleri her bir anın olumlu ve maksatlı olması açısından günlük kullanım sınırı ayarlama, uyku modu veya bildirimleri durdurma gibi çeşitli özellikler getirmiştir. Birçok kullanıcı bu özellikleri hiç kullanmamakta, kullansalar dahi çoğu zaman dikkate almamaktadırlar. Bu durum, süre takibinin kaybolmasına, günlük sorumlulukların ertelenmesine ve sürekli telefonu kontrol etme isteği hissiyatının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

İlginizi Çekebilir: Rahatsız Edici Sanat: İzleyenleri Huzursuz Eden 7 Çarpıcı Eser

Duygusal belirtiler kapsamında kullanıcıların, beğeni ve takipçi sayısındaki artışlara bağlı olarak mutluluk hissettikleri; beklenen etkileşimi alamadıklarında ise mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşadıkları görülmektedir. Bununla birlikte stres, sıkıntı veya olumsuz duygularla karşılaşıldığında ilk tepki olarak telefona yönelip sosyal medya kullanmaları, bağımlılığın önemli bir göstergesidir. Uzun süre sosyal medyada vakit geçirildiğinin fark edilmesiyle suçluluk duygusunun ortaya çıkması ve buna rağmen bu davranışın devam etmesi de duygusal bağımlılığın pekiştiğini göstermektedir.

Zihinsel belirtiler kapsamında, başlangıçta kullanıcıların hobi ve eğlence amacıyla başladıkları sosyal medyanın zamanla bireylerin sürekli içerik üretme ve paylaşma düşünceleriyle yeni bir forma bürünmüştür. Örneğin bir kafeye gidildiğinde “bir kahve ve kruvasan sipariş edelim estetik dursun” gibi düşünceler oluşmakta olup, bireylerin gündelik yaşamlarını sosyal medya paylaşımlarına uyarlayacak şekilde planladıklarını göstermektedir. 

Bununla birlikte sosyal medyadan uzak kaldıklarında “bir şey kaçırıyorum” hissinin oluşması ve kısa videoları aralıksız kaydırılması sonucunda zaman algısının bozulması da bu durumlara örnek olarak gösterebiliriz. Tüm bu unsurlar Sosyal medya beyni nasıl etkiler sorusunu da açıkça ortaya koymaktadır. 

Sosyal medya bağımlılığı göstergelerinden bir diğeri fizikseldir. Fiziksel göstergelerden en önemlisi göz sağlığı açısından yaşadığımız problemlerdir. Uzun süre ekrana bakılması, göz kırpma sıklığının azalmasına ve göz kaslarının sürekli çalışmasına neden olmakta ve bu durum göz yorgunluğu, kuruluk ve görsel odaklanma sorunlarını beraberinde getirmektedir.  

sosyal medya bağımlılığı

Bir diğer durum ise baş ve boyun çevremizdeki ağrılar, telefonu tutuş şeklimize göre parmaklarımızın uyuşması veya kasılması, sürekli yorgun hissetmek ve uyku düzeninin bozulması da bunlardan bazılarıdır. 

Ekran bağımlılığı belirtilerinden sonuncusu ise sosyal belirtilerdir. Hiç fark ettiniz mi? Akşam eve geldiğinizde bütün aile bireyleriyle aynı odada olsanız dahi sohbet etmek yerine sosyal medya platformlarında vakit geçirdiğinizi, sesli olarak yüz yüze konuşabilecekken sosyal medyadan reels gönderip, mesajlaştığınızı…

Bu tür davranışlar zamanla bireyler arasındaki iletişimi azaltıp, sosyal ilişkilerde kopukluğa neden olmuştur. Tüm bu davranışsal, duygusal, zihinsel, fiziksel ve sosyal göstergeler birlikte değerlendirildiğinde, sosyal medya kullanım alışkanlıkları bireylerin günlük yaşam pratiklerini, duygu durumlarını ve sosyal ilişkilerini derinden etkileyen bir yapıya dönüşmüştür. Başlangıçta kontrol edilebilir ve eğlence odaklı görülen bu alışkanlıklar, zamanla fark edilmesi güç bir bağımlılık sürecine evrilmiştir.

Sonuç olarak sosyal medya bağımlılığı hayatımıza nasıl entegre oldu ve ekranı kaydırmayı neden bırakamadığımız sorularının yanıtı, yalnızca bireysel irade eksikliğiyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahiptir. Sosyal medya; algoritmaları, kısa ve sürekli yenilenen içerikleri, beğeni ve bildirim mekanizmasıyla bireyin düşünme, hissetme ve davranma biçimlerini sistematik olarak yönlendirmektedir. Zamanla bu kullanım, bilinçli bir tercihten çıkarak beynin ödül sistemine yerleşen otomatik bir davranışa dönüşmektedir.

Dopamin salgılanmasıyla pekişen bu sistem; süre kontrolünün kaybolmasına, duygusal dalgalanmalara, zihinsel meşguliyete, fiziksel yorgunluğa ve sosyal ilişkilerde kopukluklara yol açmaktadır. Böylece sosyal medya bağımlılığı, yalnızca “fazla vakit geçirmek” olarak tanımlanamayacak; nörolojik, psikolojik ve sosyal boyutları olan çok katmanlı bir sorun hâline gelmiştir.

Ancak bu durum, bireylerin bu döngüden çıkamayacağı anlamına gelmemektedir. Küçük farkındalıklar ve davranış değişiklikleri, zamanla büyük dönüşümlerin önünü açabilir. Telefonu bir süreliğine kenara bırakmak, yüz yüze iletişimi tercih etmek, zamanın ve dikkatin değerini yeniden hatırlamak bu sürecin ilk adımlarıdır. Belki de ekranı kaydırmayı bırakmak; hayatı, ilişkileri ve anı yeniden fark etmekle başlamaktadır. Belki de bu adım bu akşam eve gittiğinizde aile bireylerinizle sohbet etmenizle başlar.  

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Sosyal medya bağımlılığının belirtileri nelerdir?

Telefonu sürekli kontrol etme isteği, sosyal medyada paylaşım veya içerik üretme fikrinin zihni sürekli meşgul etmesi ve sosyal medyayı stres, sıkıntı veya kaçış alanı olarak görme sosyal medya bağımlılığının temel belirtileri arasındadır. Bununla birlikte geçirilen süreyi kontrol edememe, beğeni ve etkileşimlere aşırı önem verme ve sosyal medyadan uzak kalındığında huzursuzluk hissetme de sıkça görülür.

Sosyal medya bağımlılığından nasıl kurtulunur?

Sosyal medya bağımlılığı, küçük farkındalıklar ve bilinçli davranış değişiklikleriyle azaltılabilir. Kullanım süresini fark etmek, sınırlar koymak ve sosyal medyanın yerine alternatif uğraşlar eklemek, bu sürecin en önemli adımlarındandır.

Sosyal medya bağımlılarına ne denir?

Günlük kullanımda sosyal medya bağımlısı, internet bağımlısı veya ekran bağımlısı gibi ifadeler kullanılmaktadır. Akademik literatürde ise bu durum daha çok “problemli sosyal medya kullanımı” veya “kontrolsüz sosyal medya kullanımı” şeklinde tanımlanmaktadır.

Sosyal medyayı çok kullanırsak ne olur?

Sosyal medyanın aşırı kullanımı, bireyin anı yaşamasını zorlaştırır ve zamanla gerçek hayattan alınan keyfi azaltır. Dikkatin sürekli ekrana yönelmesi, sosyal ilişkilerin zayıflamasına ve yaşamdan alınan tatminin düşmesine neden olabilir.

Ekran bağımlılığından nasıl kurtulabilirim?

Ekran bağımlılığından kurtulmak için günlük kullanım sürelerine sınır koymak, bildirimleri azaltmak ve boş zamanları farklı aktivitelerle değerlendirmek önemlidir. Ekran dışında geçirilen zaman arttıkça, ekran kullanım ihtiyacı da giderek azalır.

Bizi sosyal medyadan takip etmeyi unutmayın!

Tiktok: Bilgatotiktokta

Instagram: Bilgatocom

Facebook: Bilgato

Twitter (X): BilgatoX

Daha Fazlasına Bak

Post navigation

Yorum Yap :)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir